Turan Eyad Çalıştayında Seslendi: "Risk Altında Olan Çocuk Değil, Biziz"
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü'nün desteğiyle Erdemli Yöneticiler Akademisi'nin (EYAD) düzenlediği "Muhtemel Risk Altındaki Çocukların Algoritması Projesi Çalıştayı"na katıldı. Saha araştırmaları ile akademik çalışmaların masaya yatırıldığı toplantıda çocuk riski meselesini insanlık sorumluluğu bağlamında ele alan Turan, hem aileler hem sivil toplum hem de bürokrasi için önemli mesajlar verdi.

"Bir çocuk neden risk altında olur ki?"
Çocukların risk altında olmasının başlı başına bir utanç vesilesi olduğunu söyleyen Bakan Yardımcısı Turan, bu tabloyu toplumun tamamına yönelik bir uyarı olarak değerlendirdi: "Aslında risk altında olan çocuk değil. Risk altında olan bizim kendimiz diye düşünüyorum, toplumumuz diye düşünüyorum, devletimiz diye düşünüyorum, geleceğimiz diye düşünüyorum." Her çocuğun şanslı bir aileye ve güvenli bir ülkeye doğmadığını vurgulayan Turan, Gazze'deki çocukla Türkiye'deki çocuğun geleceğinin bir tutulamayacağını, Afrika'daki öğrencinin imkânlarının Avrupa'dakiyle eşit olmadığını hatırlattı ve "Bu bir kader meselesi mi, kısmet meselesi mi, yoksa bir insanlık imtihanı meselesi mi, itiraf etmek lazım" dedi.
Anayasanın 58. maddesi güncellenmeli
Anayasa'nın 58. maddesinin çocukları uyuşturucu ve sigaradan uzak tutmayı devlet görevi saydığını hatırlatan Turan, dijital çağın getirdiği yeni tehlikeler karşısında bu maddenin güncellenmesi gerektiğine dikkat çekti: "Siber suçlar, zararlı içerikler, kötü oyunlar, kumar imkânları; düne kadar hiç gündem olmayan konuların bugün ana sorunlar hâline gelmesi ayrı bir sorunumuzdur." Sadece terör ve uyuşturucu gibi bilinen risklerin değil, algoritma kaynaklı yeni tehlikelerin de artık devletin gündeminde yer alması gerektiğini söyleyen Turan, bu çalıştayın tam da bu ihtiyaca yanıt verdiğini vurguladı.

"Her şeyi devlet yapamaz"
Ailelerdeki ve toplumsal yapıdaki sorunlara da değinen Turan, devletin tek başına yeterli olamayacağını, komşuluk, merhamet ve bireysel sorumluluk duygusunun kritik önemini taşıdığını belirtti: "Her şeyi devlet yapmaz, her şeyi devlet hayata geçiremez. İnsandan, komşudan, merhametten, rahmetten daha özel işler çıkabilir." Koruyucu aile uygulamasına katılarak bebekken terkedilmiş hasta bir kız çocuğunu himayesine alan ve o çocuğun okula başlamasını sağlayan ve geçtiğimiz günlerde yakalandığı amansız hastalığa yenik düşerek hayatını kaybeden bir parti mensubundan duyguyla söz eden Turan, "Evladın memleketi, mezhebi, anlayışı, ülkesi olmaz. Evlat evlattır" dedi.
Uyuşturucuya sınır ötesi mücadele
Türkiye'nin transit geçiş güzergâhında olduğu uyuşturucu sorununu da gündeme getiren Bakan Yardımcısı Turan, Türkiye'den çıkan uyuşturucunun başka ülkelerin çocuklarına ulaşmasına göz yummadıklarını belirtti: "Bizden çıktı kardeş, Alman'ın çocuğu ölsün diyebilir miyiz? Biz başka başka evlatların bile uyuşturucu başta kötü alışkanlıklar olmasın diye mücadele etmeye çalışıyoruz."
Sivil topluma 650 proje desteği
Bakanlığın Sivil Toplum Genel Müdürlüğü'nün geçen yıl 650 projeye destek verdiğini aktaran Turan, bu sayıyı artırma hedeflerini paylaştı ve bürokrasinin de bu tür çalışmalara destek vermesi gerektiğini hatırlattı: "Bürokrasi sadece kağıttan, kitaptan ibaret değildir, olmamalıdır. Sivil toplum, bürokrasinin en beslendiği alanlardan biri olması lazım. Gelen kitaplar, raporlar raflarda tozlanacaksa hiç anlamı olmaz."

Devletle sivil toplumun buluşmasının temel motivasyon olduğunu vurgulayan Turan, EYAD gibi yapıların büyümesini ve bu tür projelerin çoğalmasını istediklerini söyledi.