Muhtarlarımıza Dünden Daha Çok İhtiyacımız Var…
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla 81 ilden Ankara'ya gelen muhtarlarla bir araya geldi. Programda bir konuşma yapan Bülent Turan, muhtarlık kurumunun önemi, Terörsüz Türkiye süreci, yeni anayasa çalışmaları ve muhtarlara yönelik hizmetlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kadın muhtarların önemini ayrıca vurgulayan Turan, kadın muhtarların oranının mevcut düzeyden çok daha yukarılara çekilmesinin gerekliliğine işaret etti ve Türkiye'nin ilk kadın muhtarı Gül Esin'i de rahmetle anarak sözlerini sürdürdü.
"Muhtar Başka Bir Şey, Teknoloji Başka Bir Şey"
Muhtarlığın yalnızca bir unvan değil, bir karakter olduğunu belirten Turan: "Valimiz, kaymakamımız bir durumda devletin yanında yer alır; görevi gereği tavrı odur. Ama muhtarımız devletin yanında olduğu kadar milletin talebinin de yanındadır. Bir ayağı devlette bir ayağı millette olan pergelin tam karşılığı muhtardır. Muhtar millet adına talep eder, millet adına sonuç almaya çalışır." ifadelerini kullandı. Mahalle kültürünün önemine de vurgu yapan Turan, Türk milletini diğer milletlerden ayıran en önemli özelliklerden birinin mahalle kültürü olduğunu, bu kültürün inşasındaki en büyük etkenin de muhtarın tavrı olduğunu vurguladı.
Teknolojinin gelişmesiyle muhtarlığa ihtiyaç kalmayacağı yönündeki tartışmalara da yanıt veren Turan, bu yaklaşımı doğru bulmadığını ifade etti: "Bilgisayar afette nereye gidileceğini bilebilir mi? Hangi evde hasta var, hangi evde muhtaç var, hangi evde burs isteyen bir öğrenci var, çorbası kalmamış bir yaşlı var, bilebilir mi? Muhtar başka bir şey, teknoloji başka bir şey."

Çocukluğunun Çanakkale Lapseki Şevketiye Köyü'nde geçtiğini, dedesinin ve amcasının muhtarlık yaptığını anlatan Turan, muhtarlığın 1829'da bu topraklarda ihdas edildiğini, 1913 ve 1934'te kaldırıldığını, ancak yanlış anlaşılarak 1944'te yeniden kurulmak zorunda kalındığını hatırlattı: "Zaten denenmiş olanı bir daha denemeye kalkmak büyük yanlış olur. Muhtarlığı kaldırmak bir yana, güçlendirmek için buradayız."
"En Büyük Mirasımız Terörsüz Türkiye'dir"
Muhtarlardan yalnızca mahallelerinin değil, şehirlerinin ve ülkelerinin meselelerini de dert edinmelerini beklediğini belirten Turan, Terörsüz Türkiye hedefini Cumhuriyet tarihinin en büyük projesi olarak tanımladı: "Barajlar, yollar, köprüler yapılır; eksik kalır, fazla olur. Ama güvenliğiniz varsa beş katını, on katını fazla yaparsınız. Gelecek nesillerimize bırakacağımız en büyük miras evimiz, arabamız, altınımız, gümüşümüz değil. En büyük mirasımız terörsüz Türkiye olacaktır."
Sürecin yavaşladığı yönündeki eleştirilerin farkında olduklarını söyleyen Turan, geniş bir katılımla kabul edilen kanun gereği silah bırakma aşamasının beklendiğini, kendilerinin de yavaşlamayı değil hızlanmayı istediğini belirtti. Sürecin kalıcı olması için dilin ve zihnin de değişmesi gerektiğini vurgulayan Turan, şöyle konuştu: "Silah bırakmak teknik bir iştir; fakat silahtan uzak duracak bir dili, bir zihni inşa etmek hepimizin görevi. Bu ülkede bir daha kardeş kavgası olmasını, bir daha şehit haberi almak istemiyoruz. Anadolu çatısı altında seksen altı milyon beraber yaşayalım istiyoruz."

"O Anayasa Daha Büyük Demokrasi İçin Yapılmamıştı”
Terörsüz Türkiye sürecinden sonra yapılacakların bitmediğini, yeni başarı hikayelerinin yazılması gerektiğini belirten Turan, bu başlıkların en önemlisi olarak yeni anayasayı işaret etti: "Darbe döneminde yapılan anayasamız var; yetmiyor bize. O anayasa yapılırken daha büyük demokrasi için yapılmamış, küresel güç olmak için yapılmamış, dünyada iddialı bir ülke olmak için yapılmamış." Daha büyük işler yapabilmek için anayasa başta olmak üzere tüm sorun alanlarının çözülmesini istediklerini belirten Turan, aksi halde atılan adımların kalıcı olmayabileceğine dikkat çekti.

MUBİS'ten Asgari Ücret Endeksine: Muhtarlar İçin Atılan Adımlar
Muhtarları İçişleri Bakanlığı'nın önemli bir paydaşı olarak gördüklerini belirten Turan, uyuşturucuyla mücadeleden asayişe, trafikten terörle mücadeleye kadar her alanda muhtarlarla kesişen çalışma alanları bulunduğunu, muhtarlığın bakanlığın önemli bir sacayağı olduğunu söyledi.
Bu dönemde atılan adımları sıralayan Turan; 19 Ekim'in 2015'te resmî olarak Muhtarlar Günü ilan edildiğini ve 2016'da uygulamaya geçildiğini, sosyal güvenlik primlerinin ödenmeye başlandığını, maaşların asgari ücrete endekslendiğini, silah ruhsatı harçlarındaki yükün kaldırıldığını, MUBİS sisteminin açıldığını, kimlik kartlarının tek tip hâline getirildiğini, muhtarlık binalarının yapımına ve güvenlik kamerası kurulumuna destek verildiğini anlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bugüne kadar 52 buluşmada 40 bine yakın muhtarla bir araya geldiğini hatırlatan Turan, bu dönemin kıymetlerinden birinin de muhtarlarla kurulan bu bağ olduğunu ifade etti.

İstanbul Çapa'da 8 Katlı Muhtarlar Evi
Birkaç yıl önce Ankara'da bir Muhtar Evi inşa edildiğini hatırlatan Turan, İstanbul'daki yeni binanın da tamamlandığını duyurdu: "Şimdi de İstanbul Çapa'da sekiz katlı, otuz iki odalı, seksen yedi milyon harcadığımız bir muhtarlar binamızı bitirdik. İnşallah yakında açılışını yapacağız; İstanbul'daki muhtarlarımızın da, tüm Türkiye muhtarlarımızın da hizmetine sunacağız."
İhtiyaçların, sosyolojinin ve beklentilerin değiştiğini, muhtarların beklentileri değiştikçe kendilerinin de değiştiğini belirten Turan, muhtarlara "Dağılmayın, parçalanmayın. Beraber aynı yolda yürümeye devam edelim" çağrısında bulunarak tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü'nü kutladığını ifade ederek sözlerini tamamladı.