Başkanlık Sistemine Dayanan Yeni Bir Anayasanın Türkiye’nin Önünü Açacağını ve Yönetimde İstikrar Sağlayacağını Düşünüyoruz
AK Parti Grup BaÅŸkanvekili Av. Bülent Turan’ın Daily Sabah’a verdiÄŸi röportaj;
GeçtiÄŸimiz haftalarda AK Parti’nin GüneydoÄŸu Anadolu’daki yöneticilerinin PKK tarafından hedef alınarak katledilmesini nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz? Sizce bu cinayetlerle PKK ne hedefliyor?
Bölgede PKK’nın silah zoruyla hâkimiyet kurma çabasına karşı mücadele eden tek parti AK Parti. Bütün tehditlere raÄŸmen AK Parti kadroları demokratik siyasi mücadelelerini sürdürüyor. Bu durum, PKK’yı rahatsız ediyor. Rahatsız ettiÄŸi ölçüde de AK Parti’ye yönelik saldırılarını artırıyor. AK Parti’yi provoke ederek, bizi de ÅŸiddet zeminine çekmek istiyorlar. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar AK Parti, bölgeyi terör örgütüne yar etmeyecek. Edirne’de, Trabzon’da, Antalya’da nasıl ki memleketin birliÄŸini, bütünlüÄŸünü korumaya çalışıyorsa Diyarbakır’da, Van’da, Şırnak’ta da aynı ÅŸekilde ülkenin birliÄŸini korumaya devam edecek.
HDP EÅŸ Genel BaÅŸkanı ve Van Milletvekili Figen YüksekdaÄŸ’ın PKK’nın üstlendiÄŸi bu cinayetlerle ilgili olarak ‘‘Sorumlusu siyaset alanını kapatan iktidardır.’’ diyerek AK Parti’yi iÅŸaret etmesini nasıl yorumluyorsunuz?
Birçok çevre, PKK’nın terörden vazgeçmesi noktasında HDP’nin bir ÅŸans olduÄŸunu düÅŸünüyordu. Hatta HDP seçimlere girerken de insanlardan “barış ortamını tesis etmede etkin rol oynayacağım” diyerek oy istedi. Ancak gelinen aÅŸamada HDP, Kandil’in vesayetini kabul ederek terör örgütünün gönüllü sözcüsü oldu. Bir popstar havasıyla ekranlarda saz çalıp, espri yapan genç bir siyasetçi, sokak tehditlerine baÅŸladı. Bugün de sözüm ona siyasi cinayetleri kınıyorlar. PKK’nın adını anmadan yapılan her kınama failleri örtme çabasından baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir. Terörden ötürü AK Parti’yi sorumlu tutan bu dil, Kandil’deki eli kanlı teröristlerin dilinden farklı deÄŸildir. DemirtaÅŸ’la Bayık’ın, YüksekdaÄŸ’la Karayılan’ın kullandıkları dil bakımından birbirlerinden pek bir farkı yok.
Benzer siyasi cinayetlerin önlenmesi için GüneydoÄŸu’daki AK Parti teÅŸkilatlarında alınması düÅŸünülen yeni önlemler var mı acaba?
Biz, demokratik siyaseti kendisine ÅŸiar edinmiÅŸ bir siyasi hareketiz. BaÅŸkaları gibi elimize silah alacak halimiz yok. Siyaset yaparken Allah’tan baÅŸka kimseden korkumuz yok. Kolluk birimleri elbette önlemlerini artıracaktır. Onun dışında bizim özel olarak bir tedbir almamız zaten düÅŸünülemez.
BaÅŸbakan Binali Yıldırım BaÅŸkanlık sistemini de içeren yeni bir Anayasa’nın önümüzdeki günlerde Meclis’e sunulacağı söylediler. Bu süreçte AK Parti’nin yol haritası ne olacak bu konuda bilgi verebilir misiniz lütfen?
2011 seçimlerinden bu yana parlamentoda olan bütün siyasi partiler, seçimlere giderken yeni anayasa vaadinde bulundular. Dolayısıyla bu konuda herkesin elini taşın altına sokması gerekiyor. AK Parti olarak, baÅŸkanlık sistemine dayanan yeni bir anayasanın Türkiye’nin önünü açacağını ve yönetimde istikrar saÄŸlayacağını düÅŸünüyoruz. Bu anlamda MHP Genel BaÅŸkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin çıkışını önemsiyoruz. Ortaya çıkan bu uzlaÅŸma fırsatını heba etmeden somut bir sonuca ulaÅŸtırmak siyasetçilerin görevi olmalıdır.
AK Parti’nin anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸini referanduma taşımak için yeterli milletvekiline sahip olmaması nedeniyle yeni anayasa ve baÅŸkanlık sistemi üzerinde MHP ile gizli bir anlaÅŸma mı yapıldığına iliÅŸkin spekülasyonlara iliÅŸkin cevabınız nedir?
2001’de kurulduÄŸumuzdan bu yana diÄŸer siyasi partilerle uzlaÅŸtığımız konular üzerinde yaptığımız iÅŸbirlikleri her zaman ÅŸeffaf bir tarzda oldu. Gerek 22. gerek 23. yasama döneminde de kimi zaman CHP kimi zaman da MHP ile bazı yasa görüÅŸmelerinde vardığımız iÅŸbirliÄŸi her daim kamuoyuna açık oldu. Bugün de bundan farklı bir ÅŸey yok. Biz baÅŸkanlık sistemi talebimizi uzun bir zamandır zaten dillendiriyoruz. Sayın Bahçeli de bir çaÄŸrı yaptı. Bu çaÄŸrı açık bir çaÄŸrı. Gizlisi saklısı yok.
Öte yandan bir diÄŸer spekülasyon da AK Parti’nin anayasa teklifinin kabul edilmeyeceÄŸi bile bile meclise getirip sonra bu sonucu erken seçime gitmek için bir bahane olarak kullanacağı yönünde. Sizin 2017’de erken seçim olacağına iliÅŸkin söylentilere yönelik cevabınız nedir?
Toplum iÅŸ yapmamız için bize seçimlerde oy verdi. Meclis aritmetiÄŸi anayasayı tek başına yapmamıza müsaade etmediÄŸi için diÄŸer partilere çaÄŸrı yaparak Anayasa UzlaÅŸma Komisyonu’nun kurulmasına önayak olduk. Ancak ne yazık ki CHP daha iÅŸin esasına girilmemiÅŸken taleplerini dayatarak masayı terk etti. Bugün de uzlaÅŸma olması için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Erken seçime gitmek için bahane aramamıza gerek yok. 2002’den beri var olan iktidar pratiÄŸimiz de göstermiÅŸtir ki, AK Parti seçimlere bahanelerle gitmedi. 2007’de CumhurbaÅŸkanlığı krizinden ötürü erken seçim oldu. 2011’de ve 7 Haziran 2015’te de seçimler zamanında yapıldı. 7 Haziran sonrasında hükümet kurulamadığı için 1 Kasım’da erken seçime gidildi. Dolayısıyla AK Parti’nin taktiksel olarak anayasa taslağını Meclis Genel Kurulu’na getireceÄŸi yönündeki iddia gerçekle baÄŸdaÅŸmıyor. Milletimizin bize verdiÄŸi 4 yıllık yetkiyi sonuna kadar kullanmak istiyoruz.
Yeni Anayasa’da AK Parti için baÅŸkanlık sistemi olmazsa olmaz mıdır? MHP lideri Devlet Bahçeli’nin önerdiÄŸi gibi parlamenter sistemin güçlendirilmesi formülü sizce Türkiye’nin sistem krizini çözmek için uygun bir çözüm olmaz mı?
Bizatihi parlamenter sistemin kendisi sorunlu bir sitemdir. Sorunlu olan bir sistemi güçlendirme önerisi sorunları çözmeyeceÄŸi gibi daha fazla sorun yaratacaktır. Ayrıca, “parlamenter sistemi güçlendirelim” derken neyi kastediyorlar? Yeniden CumhurbaÅŸkanı’nı Meclis’in seçmesini mi istiyorlar? Cumhuriyet’in başından beri parlamenter sistem darbeler ve krizler üretti. Parlamenter sistemin doÄŸasından kaynaklı kurulan koalisyon hükümetleri uzun süreli olmadı ve Türkiye’nin geliÅŸmesinden ziyade gerilemesine neden oldu. Parlamenter sistemle ilgili en son krizi 7 Haziran seçimlerinden sonra yaÅŸadık. Seçimlerden %41 oyla birinci çıkmış bir parti tek başına iktidar olamadığı gibi koalisyon hükümeti de kurulamadı. Bütün bunları bir arada düÅŸündüÄŸümüzde siyaset kurumunun güçlü ve yönetimin istikrarlı olması için baÅŸkanlık sisteminin gerekli olduÄŸunu düÅŸünüyoruz. Zayıf siyaset sadece darbeler üretir.
BaÅŸkanlık sistemiyle ilgili AK Parti’nin ortaya attığı ‘Türk tipi baÅŸkanlık sistemi’ önerisinde denge ve fren mekanizmalarının olmayacağı için Türkiye’nin otoriter yönetime doÄŸru kayacağı endiÅŸelerini nasıl yanıtlıyorsunuz?
Kimi tezviratlar üzerinden soyut endiÅŸeler yaratılıyor. AK Parti’nin hangi önerisinde denge ve fren mekanizması yokmuÅŸ? Tam tersine baÅŸkanlık sistemi, parlamenter sistemden daha fazla fren ve denge mekanizmasına sahip. Parlamenter sistemin mevcut halini ele alalım, misal. Parlamentonun çoÄŸunluÄŸu iktidar partisinde. Yürütmenin bir başında çoÄŸunluk partisinin Genel BaÅŸkanı varken, diÄŸer başında bu partinin kurucu Genel BaÅŸkanı var. BaÅŸkanlık sistemiyle kıyaslandığı zaman aslında mevcut sistemdeki fren ve denge mekanizması daha kısıtlı. Türkiye’deki fren ve denge mekanizması iÅŸ yaptırmama üzerine kurulmuÅŸ. Ancak fren ve denge mekanizmasının esas etkisi daha demokratik iÅŸ yapma üzerine kuruludur. ÖrneÄŸin kaliteli bir arabayı ele alalım. Araba aynı zamanda hem hızlıdır hem de saÄŸlam bir fren mekanizmasına sahiptir. Hızlı gidersiniz ama bir tehlike durumunda yavaÅŸlarsınız ya da durursunuz. Dolayısıyla biz de böyle bir fren ve denge mekanizması getirmek istiyoruz. Yani hem hızlı bir ÅŸekilde iÅŸ yapacak hem de bir tehlike anında iÅŸi yavaÅŸlatacak ya da durduracak. Türkiye’de vesayet sistemi fren ve denge mekanizması olarak algılanıyor. Bu yanlış bir algı. Bu yüzden bu tür endiÅŸelerin var olması yersiz. Kaldı ki gelin tartışalım diyoruz.
GeçtiÄŸimiz hafta Anayasa Mahkemesi (AYM)’nin CHP’nin KHK’larla ilgili baÅŸvurusunu reddetmesine iliÅŸkin kararını bir hukukçu olarak nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz? CHP’nin OHAL döneminde çıkan KHK’lar ile meclisin devre dışı bırakıldığına iliÅŸkin eleÅŸtirisine katılıyor musunuz?
Bırakın bir hukukçuyu, okuma yazma bilen biri bile Anayasa’yı okuduÄŸu zaman, CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı baÅŸvurunun ne kadar yanlış olduÄŸunu görür. Anayasa’nın 121. maddesi, olaÄŸanüstü hâl dönemlerinde hükümete kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi veriyor. Bu yetkiye dayanarak çıkarılacak kanun hükmünde kararnamelerin de Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenemeyeceÄŸi de Anayasa’nın 148. maddesinde belirtilmiÅŸ durumda. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi’nin denetleme yetkisi olmadığı bir konuda Anayasa Mahkemesi’nin inceleme yapması mümkün deÄŸildir. Bu bakımdan Anayasa Mahkemesi’nin verdiÄŸi karar, Anayasa’ya uygun olup, isabetlidir. OHAL KHK’larını denetleme yetkisi Meclis’tedir. CHP, eski dönemlerde olduÄŸu gibi mahkemeler üzerinden siyasete yön vermeye çalışmaktadır. Ancak ÅŸunu herkesin iyi bilmesi gerekir, siyaset dışı aktörlerle siyasete yön vermek artık eski Türkiye’de kaldı. Siyasete istikamet çizecek olan yegâne unsur, millettir.
Son olarak gözaltında kaybolduÄŸu iddia edilen HurÅŸit Külter, geçen hafta Kerkük’te ortaya çıktı. HDP EÅŸ BaÅŸkanı Selahattin DemirtaÅŸ da HurÅŸit Külter üzerinden Kürt gençlere mesaj verilmek istendiÄŸini ve direniÅŸin artması gerektiÄŸini söylemiÅŸti. Külter’in ortaya çıkması ve DemirtaÅŸ’ın açıklamasını nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?
Külter olayı bir tiyatro olarak HDP ve destekçileri tarafından organize edildi. Türkiye ve dünya kamuoyu bu algı operasyonlarına sahne oldu. Külter üzerinden, devletin 90’lara döndüÄŸü ve gözaltında sorgusuz infazların yapıldığı algısı iÅŸlenmek istendi. HDP ve kimi CHP’liler hemen her gün Külter’i Meclis’te gündem yaparak, Meclis çalışmalarını sabote etmeye çalıştı. ABD DışiÅŸleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby bile, Külter’in kendi gündemlerinde olduÄŸunu söyledi. Ancak günün sonunda Külter’in yaÅŸadığını ve Kerkük’te ortaya çıktığına ÅŸahit olduk. Külter için basın açıklaması yapan, tweet atan, Meclis’te konuÅŸma yapan hiçbir CHP’li ya da HDP’li çıkıp özür dilemedi. Özür dilemedikleri gibi PKK tarafından ÅŸehit edilen AK Partili yöneticiler için seslerini bile çıkarmadılar. Oysaki HurÅŸit Külter’in öldürüldüÄŸü iddiası yalandı ama Ahmet Budak, Naci Adıyaman, Aydın MuÅŸtu ve Deryan Aktert’in ÅŸehit edildiÄŸi doÄŸru. DiÄŸer taraftan HurÅŸit Külter olayı HDP’nin ilk yalanı deÄŸildi. Daha evvel HDP Grup BaÅŸkanvekili İdris Baluken tarafından Osman Karadeniz adında bir askerin kaybedildiÄŸi iddiası dile getirilmiÅŸti. Ancak kısa sürede anlaşıldı ki, Osman Karadeniz askerden kaçmış ve PKK’ya katılmıştı. Karadeniz askerlerle girdiÄŸi bir çatışmada öldürülünce gerçek ortaya çıkmıştı. Külter olayında olduÄŸu gibi Karadeniz olayında hiçbir HDP’li özür dilememiÅŸ, yine bildik ezberleri kullanarak AK Parti’ye saldırmaya devam etmiÅŸlerdi. HDP ilk günden beri Külter’in yerini biliyordu.
PaylaÅŸ: