İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan'dan 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü mesajı

İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan'dan 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü mesajı

Bugün 18 Mart, havada vatan kokusu var.
Havada ÅŸehadet kokusu, gaza kokusu, 
bir milletin yeniden doÄŸuÅŸunun kokusu var.

Çanakkale Savaşı, sadece iki ordunun deÄŸil, iki fikrin kapışmasıdır. Dünyaya zulüm ve göz yaşından baÅŸka bir ÅŸey vermemiÅŸ olan, geçmiÅŸindeki Haçlı zihniyetinin tüm barbarlığıyla birlikte emperyalist batılı sömürgeci anlayış silahları ve tüm ordularıyla birlikte gelmiÅŸ ve tarih boyunca medeniyetin, insanlığın kültürün beÅŸiÄŸi olmuÅŸ, İslâm inancı etrafında kenetlenen doÄŸuya saldırmıştır. Dünyayı sadece kendilerine hak gören, daha da ötesi dünyada sadece kendilerini insan olarak gören bu saplantılı anlayış, maalesef bugün de Filistin'de, OrtadoÄŸu ve Afrika'da zulüm ve kötülük saçmaya devam etmektedir. 
Çanakkale Zaferi, sadece bir savaÅŸ olmanın ötesinde, bize kimliÄŸimizi tarif etmiÅŸ, sorumluluklarımızı göstermiÅŸtir. Büyük Millet ve Büyük Devlet kimliklerinin ne olduÄŸu, bitti zannedilen bir ülkenin Çanakkale'de ortaya koyduÄŸu o destansı direniÅŸle görülmüştür. Çanakkale'de verilen o büyük mücadele, bir sonraki adımda KurtuluÅŸ Savaşı'nın ve Cumhuriyetimizin kuruluÅŸunun zeminini hazırlamıştır. Liman Von Sanders'in komutasındaki acizliÄŸe karşı Anafartalar Kumandanı Gazi Mustafa Kemal'in ortaya koyduÄŸu irade ve kararlılık, zaferi getirmenin ötesinde, Amasya Genelgesi'nde ifadesini bulan "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır" anlayışına ilham verecektir.  
Dünya ve Aziz Milletimiz bir daha böyle bir sınamayla karşılaşır mı bilinmez. Ancak, aradan geçen bir asırdan sonra bugün de hakkın ve zulmün mücadelesinde taraflar değişmemiştir. Değişen tek şey, bugün hak tarafındaki bu güzel ülkenin eskisinden çok daha güçlü olduğudur. Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 22 yıldır verilen kalkınma mücadelesi, yüz yıl önce cepheye kamyon tekerleği almak için bile sıkıntı çeken bu ülkeyi, dünyaya savunma sanayi ürünü ihraç eden, İHA/SİHA alanında küresel çapta bir üretici, kendi otomobilini, kendi savaş uçağını, kendi tüfeğini ve daha pek çok ihtiyacını yerli ve milli olarak üreten, terörle amansız bir mücadele veren, bir ülke konumuna getirmiştir.

Çanakkale, işte bu güzel ve kıymetli hatıraya ev sahipliği yapan bir şehir olarak bugün çok farklı bir heyecan içindedir. İhya ettiğimiz ve bugün ülkenin her köşesinden, hatta yurtdışından ziyaretçilerin akın akın geldiği şehitliklerimiz, teşbihte hata olmaz, bayramlıklarını giymiş ve bize geçmişi anlatmaya hazır büyüklerimiz olarak tatlı bir heyecanla bizi beklemektedir. Bizler de onlara 109 yılda geldiğimiz seviyeyi, onlardan aldığımız ilhamla nasıl Türkiye Yüzyılı'na adım attığımızı, hatıralarına ithaf ettiğimiz 1915 Çanakkale Köprüsü'nü ve bir asır sonra da hak yolundan sapmadığımızı anlatmak için heyecanlıyız.

Bu vesileyle, dünyanın ve Aziz Milletimizin tarihine yön veren Çanakkale Zaferi'ni kutluyor, başta Anafartalar Kumandanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere büyük zaferin tüm subay, astsubay ve erlerini, tüm şehit ve gazilerini, "bir hilal uğruna batan o binlerce hilal"'i, bize bu büyük gururu miras bırakan tüm ecdadımızı rahmet ve şükranla yad ediyorum.